Üyelik Girişi
Hava Durumu
Anlık
Yarın
21° 19° 15°

 

Sponsor

Pınarbaşı Kuyumculuk (0242) 247 71 94 CEP : 0507 342 1684

Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.87653.8921
Euro4.57284.5911
Pınarbaşı Kuyumculuk Etkinlikleri
Lavanta Davetiye

Köyümüzün Tarihi

Akseki Pınarbaşı Köyü (Minval-Manavul)

 

Köyün kuruluş tarihi bilinmemekle beraber kilise belindeki kilise kalıntıları bakılırsa Romalılar devrine kadar uzandıgı söylenebilir. Türkler, 7 aile olarak buraya yerleşmişler Minval (Manaul) denen burası bir ara Yelkaya, daha sonra Pınarbaşı adını almıştır

Köy, eski zamanlarda Malan-Alanya kervanlarının konaklama yeri olmuştur. Köy halkının geliri Tarım ve hayvancılık olup merkeze uzaklıgı 35 km dir,antalya,pınarbaşı köyü arası 143 km.dir

Pınarbaşı (Minval) köyünde keşkek bayramı yapılmazdan önce Ot ve Et Bayramı yapılmakta idi. Daha sonra bu bayram KEŞKEK bayramı adı altında gelenekselleşmişti. Şimdilerde ise köylüler bu geleneği sürdürmekten vazgeçmişlerdir. Aşagıdaki yazı bundan  35 yıl önce kutlanan geleneksel Ot ve Et Bayramı'nın anlam ve önemine istinaden o zaman Akseki Ziraat Bankası şb. çalışanı aynı köyden şimdi emekli olup Bayındır'da yaşayan İsmet  Altınkaynak tarafından kaleme alınmıştır .  ( ÖNEMLİ NOT: Site kurulup bu yazı yayınlandıktan sonra PINARBAŞI köyü 2006 yılından itibaren heryıl Ağustos ayının ikinci haftası keşkek bayramını yeniden yapmaya başladı)

 


Pınbarbaşı
 
Pınarbaşında Ot ve Et Bayramı


     Aksekinin 53-54 pare köyü olduğu hepimizce malumdur. Bu kazanın her semtinde her köyünde çeşitli gelenekler örf ve adetler vardır. Fakat bunların bazıları unutulmuş bazıları terkedilmiştir. İşte. ben bunlardan terkedilmemiş bir mahalli ot ve et bayramından bahsedeceğim.
     Pınarbaşı Köyü Akseki'nin 35 kilometre güney doğusunda olup Gündoğmuş Akseki sınırını teşkil eder. Geyik Dağının güney eteğinde kurulmuş tipik bir köydür. Bugün Pınarbaşı Köyü 100 haneye nüfusu ise 600'e yaklaşmıştır. Osmanlı Devrinde Alanya Gündoğmuş-Ak-seki Konya üzerinde yürüyen kervanların durak yeri olduğu bilinmektedir. Burada tarihinden ziyade yukarıda zikredilen Ot ve et bayramından söz edeceğim. 
     Gelir kaynaklarının normal olmasından bu köyde diğer köylere nisbeten göç daha geç başlamıştır. Bu meyanda istanbul'a yeni yeni akınlar yönelmiştir. Halkın bir kısmı ilkbahar gelince İzmir ilinin Bayındır İlçesine çalışmaya gider, Orada bir müddet çalıştıktan sonra PınarbaşıTemmuzun 15-20 sinde dönerler. Bu dönüşü müteakip sıcaklar başlamış olup ekinler kesilmeye başlar. Köyde adet üçbeş komşu bir olup ekinleri müşterek olarak keserler. Ekinler biçilir, burçaklar yolunur, arpalar toplanır, sırtlarda ve hayvanlarda bazı yerlere yeryığmı usulü, bazı,larıda harmanlara taşınarak yığın yapılır. Tüm köyün hububat işleri tamamlanır. Sonra köyde tarla bağ ve bahçe sulamaları gelir. Bir yandan sulama işleri yürürken bir yandan ot bayramı hazırlıkları yapılmaya başlanır. Sandıktan, sepetten çıkarılan yeni urbalar dikilir. Kızlar, gelinler delikanlılar ve herkes yepyeni elbiselerini dikerler ve diktirirler. Bayrama hazırlanırlar. Bayram diyoruz, bu bayram Mahalli bir bayramdır. 
     Pınarbaşı Köyü, haziran ayının 15 ile 20 sinde köyün iki buçuk saat kuzey doğusunda bulunan softalar yaylasına çıkar. Bu yayla To-roslarm üzerinde Geyik dağı silsilesini takip eder. Orada her hanenin bir obası vardır. Köylü bu yaylada 2 ay oturur. Ot dediğimiz yoncadır. İki dağ arasında bir vadidedir. Yonca burada bayram yapacak kadar çok değildir. Fakat Pınarbaşı (Minval) Köyü bu bayramı yapar ve yapacaktır. Çünkü gelenekler örf ve adetler unutulursa Atalarımız ve benliğimizde unutulmuş olur.
  İşte köyde bu bayram sevinci bunun için başlamıştır. Bütün işler kemale erince Muhtar köylüye bayram gününü bildirir. Bu gün ekseri Cuma günü olur cuma namazı kılındıktan sonra, Köylü birlik olarak ağır, ağır yayla yolunu tutar sıcak havada kızların, gelinlerin, delikanlıların çeşitli keten, seten, basma pazen elbiseleri ağaçlı yollar arasında, ilkbahar kelebekleri gibi Pınarbaşıuçuşmaya başlar. Kızlar birer gurup, gelinler, delikanlılar, ihtiyarlar kendilerine göre arkadaşları ile şakalaşa şakalaşa yürürler. Her konakta dolma silahların yankılı gürültüleri duyulur. Peşi peşine silâh sesleri epeyce takip eder durur. Böylece yaylaya varılır. Rakım 2000 ila 2500 arasındadır.  Köyün bunaltıcı sıcağına karşı yaylamn serin havası insanı ozaman hani epeyce duygulandırıyor. Yaylada bulunanlarla Köyden çıkanlar arasında boş silah düellosu yapılır. Hoşgeldiniz düellosudur bu, belki yarım saat devam eder. Eskiden daha hoştu bu. oyun oynayarak gelinir, oyunla karşılanırdı. Karşılanma merasimi tamamlandıktan sonra, hoşgeldiniz safhası başlar, akşama kadar. Akşam olunca gençler, ihtiyarlar, çocuklar, obalar haricinde bir yer seçip toplanırlar. Büyük bir meydan ateşi yakılır. Defler çalınır oyunlar oynanır. Konyalı, develi, cezayer, sektirme, ayşem, gibi mahalli oyunlar oynanır. Böylece saat gece yansım geçer. Sonra dağılı-nır. Bütün gürültüler kesilir. Halk yolun yorgunluğu ve yaylanın temiz serin havası yüzünden uyur ve kendinden geçer. 
     Sabahın erken saatlerinde bekçinin keskin sesi Köylüyü uyandırır. Her haneden üç kişi ota gidecek, bu tatbik edilir. Üç beş saat içinde ot kesilir ve obalara getirilir.
     Her hane başına ortalama 70-80 burma düşer. Otlar kıvratılarak çardaklara serilir. Sonra daha önceden getiriilen karpuz, kavun, elma ve çeşitli sebzelerle kurulmuş olan küçük pazarlara çıkılır. Bir yandan küçük pazar alışverişi yapılırken bir taraftan kasaplar davarları devirmeye başlarlar. Ogün enazından 15 ila 20 davar kesilir. Her obadan ızgara, pirzola dumanları bulut gibi yükselir, yenilir içilir sohbet ve muhabbetlere devam edilir. Kar ve soğuk su bu yiyim içime ayrı bir renk katar. 
     Akşama mühim işi olan köye döner, kalan bayramı bir kaç gün daha yaşamaya devam eder. Sunuda belirtelimki bu bayram havasının bir krokisinden aşağıya inmedim. 
     Gurbet ülerindekiler ve komşu köyler dahi bu bayrama gelmeyi, yetişmeyi canla ve başla arzular. Gerek Pmarbaşında, gerekse her köyde Ata yadigarı olan örf ve adet ve gelenekleri idame ettirip yaşatanlara ne mutlu.


ÎSMET ALTINKAYNAK
T.C. Ziraat Bankasından
Emekli Memur- AKSEKİ
Köyümüzün Halkından Olup Oğuz Altınkaynak,Hülya Keskin(Altınkaynak) Hürriyet Demirhan ( Altınkaynak) 'ın Babasıdır.


 



Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam52
Toplam Ziyaret5485487856
Saat

KARDEŞ KÖYLERİMİZ

Güzelsu

Çaltılıçukur

Taşlıca

Akseki

Zengile

ANTALYA DSİ SPOR VOLEYBOL

Site Yöneticileri :

Mustafa GÖKSOY 

Selim Çancı

 

Kaynaklar